
TANGO VAKTİ
Uzundu karası ardına gözlerini düşürdüğün yollarının
Vurunca hasretin kol açımı boş kovanlar salar sabaha
İnecek şefkatini bekler ay yüzünden buluta, yağmuru sağar
İnlerken öksüz yavrusu kalmışcasına ardında göçmen bir kuşun
Titreyen bahar dalının ürkek telaşında filizlenir meyvası.
Ne kadar sakinsem o kadar deli eser başımda rüzgarın aslında, bilmezsin
Ne kadar susturalıysa dilim, o kadar kan ağlamaktadır yüreğim
Ne kadar uzak görünürse başım bulutlarından, o kadar düşmüştür omuzuna, görmezsin.
Burada, kar rengi bir hüzme görü, sen doğrultusundan ufkun
Ne seni salar aşk, ötesine kendi sınırlarından, ne de beni
Sen kaçmak istesen Eos’u salar üstüne, ben dönsem ardıma, seni.
Ne düşler düşer yakamdan, ne sesinin eli kulaklarımdan.
Bu sakinlik hayra alamet değil
Körebe, elim sende, saklambaç bize göre eski oyunlar
Bir bakardi gülümseyişi siner kuytularına
Keskin duruşuyla ayak direr aşk, iner yamaçlarına
Kum yığını tepelerim düşer kıyılarına
Sızar bakışların, gün titrer, el uzanır, ak elbiseli bir güvercin gibi havalanır gönül
Al basmalar bezeli dilek ağacı bilip konar dallarına kollarının.
25.2.2007, Öznur Karayumak
