
SÖZ ..
Bir kuş muhtırası gibi salkım saçak çoğalırken gecede
Sesin tetik düşürür içimde
Göğü dişler gibi kabarır mavim
Düşmeye ansızın feveran eder de düşmez ya hani
Bir uçuk hatıra gibi esrir başımda çığlık
Kün diyecek anı kollar süt dökmüş kedi gibi bakışlarda salınırken tövbesi
Gitmeyeceğim.
Söz!
Asla ardımı dönüp de sana
Demiş miydim hiç?
Söz vermiş miydik birbirimize?
Kim kaçırdı, kim aşırdı düşlerimizin gerçeğini bu sabah?..
Gelecektim oysa. Çek çıkar diye gözlerimden mil gibi çekilmiş yedi rengi
Sıkılmaya hazır kurşunlar gibi canıma kast gözlerini
Özlediğimi ne kadar bilsen de
Ve ne kadar bilsem de özlediğini
Söylemedi dilim susan diline inat seni sevdiğimi
Sadece ben bildim yirmi dört saat seni nefeslerken can diye
Gökte devriye gezdiğini, nöbetleşen gün gibi, ay gibi
Adının hikmetini damarıma çekerken kan diye
Atladığım öğün ve uykuları, kendimi bilmediğim anları
Sadece ben hissettim senin beni ne kadar sevdiğini
Değil mi?
Ya sen?
Kaçamak dövüşlerde kör gibi
Saklanırken sol yanımdan bir sancı alır
Sığındığım dünleri takvimlerden taşırdım
Ve taşardı ak sakallı bir dede sözü gibi inancım
Aşkından aşkıma.
Şimdi yarım kalmış bestemizi söyle haydi
Söyle arkası gelir
Kimsenin duymadığı perdeden
Bir ben duyarım seni.
Kime değiştiysen düşlerimi
Dudağıma kondurduğun türkünü
Kime veresiye verdiysen geri al
Koy beni gideyim ya kaf dağının ardına
Ya sılama göğüs kafesindeki
Yani
Sığındığım limanımsan zebaniden kaçıp da
Bir gölgemsen dağ gibi
Uzat, uzat ellerini,
Sat eskiciye ne kadar ürküntün varsa sevdaya dair
Ben seni, kış ortası bir kardelen gibi doğururken beyaza
İlk yaz yağmuru gibi doyururken yaprağını sevdanın, yur yıkarken umutla
Ses diyorum ses! Son nefeste su gibi
Ya gel
Ya unut beni…
11.3.2007 Öznur Karayumak
