GÜN AYDI BUGÜN
Ben şimdi, deniz gözlerimden inen bir yangının ilk kıvılcımıyım
Yazdığım satırlarca dizilir sen dünyamın hikayesi, biterken sen olur satırlar
Erken uyandığım rüyalar, bölünmüş uykulardan taşınır hıçkırığım
Gecenin bir yerinden soğuk duvarlarla yüzleşince yüzüm
Adressiz yağmurlar süzülür yastığıma
Ürkerim kendi sesimden
Tülden kanatlarında seni taşır düşlerime albatros
Kutsal görevindendir kanatlarının gücü
Dağlara yaslanmış gibi başım
Çiçek açan çocuklar, çocuğa duran analar
Pike yapan bir kartal ve yelken takan yüreğim gibi
Bir avuç dünya, bir karış okyanus düşer
Siyahın üstüne iner ellerinden beyaz ipekli tüller
Kül rengi bir güvercin bir inci bırakır avucuma her gün
Kokusu yar, sesi sevda türküsü
Gönlü aşk ülküsü akşamından İzmir’in
Geceye döner hüzün yüzü
Kanadı yanık bir gül öyküsü salınır
Yüzün denize iner, iksiri yayılır aşkının perde perde
Özleme durur adın, buğulanır başım, sızar odama tütsüsü
Umuda oyulmuş gözüm hep secdede
Sesin gelir, gölgen gelir, sen gelmezsin bir türlü
Hazan düşer günümün nefesine
Sınıra seferi başlar ölümün..
16.3.2007, Öznur Karayumak
